Haber

Altı maddede yeni hükümeti bekleyen ekonomik sorunlar

14 Mayıs seçimlerinde sandıktan çıkacak sonuç sadece siyasetin değil, ekonominin de yakın geleceğini belirleyecek.

Türkiye’de pandemi sonrası yatırım ortamında yaşanan durgunluk, son 1,5 yılda yaşanan yüksek enflasyon ve 6 Şubat depremi ekonomide ağır hasar oluşturdu.

Cumhur İttifakı Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baş karar mercii olduğu para ve maliye politikaları, cari açıktan geniş kapsamlı işsizliğe, yoksulluktan bütçeye kadar ekonominin temel parametrelerinde büyük bozulmalara neden oldu. açık.

Bu nedenle yeni hükümetin nasıl bir ekonomi politikası uygulayacağı 14 Mayıs sonrası için en merak edilen bahislerin başında geliyor.

Peki, 15 Mayıs sabahı itibarıyla Türkiye’de yönetimi devralacak olan hükümeti nasıl bir ekonomik tablo bekliyor?

Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu altı ana başlık altında ortaya koyuyoruz:

Büyüme

Enflasyonla mücadele etmek yerine büyümeyi tercih eden AKP iktidarının Yeni Ekonomi Modeli ile artan iç tüketim, Türkiye’ye 2021’de yüzde 10’un üzerinde, 2022’de yüzde 5,6’lık bir büyüme oranı olarak geri döndü. AB ve OECD ortalamalarının çok üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisi her yıl küçülüyor.

TÜİK verilerine göre büyümede işgücünün payı 2016’da yüzde 36,3 iken, 2022 sonunda bu oran yüzde 26,5’e geriledi. Birebir ciroda sermayenin payı yüzde 47,5’ten yüzde 54,5’e çıktı. . AKP’nin uyguladığı ekonomi politikalarıyla önemli büyüme rakamları yakalansa da bu büyüme toplumun geniş kesimlerine refah getirmiyor, aksine milli gelirden aldıkları pay azalıyor.

Birkaç yıl öncesine kadar dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen Türkiye, şimdi ilk 20 ülke arasında kalabilmek için mücadele ediyor.

Şişirme

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda faiz indirimlerine başladığı Eylül 2021’den bu yana geçen 1,5 yılda Türkiye, dünyanın en yüksek enflasyona sahip ülkelerinden biri haline geldi.

Bu dönemde Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 19’dan yüzde 8,5’e indirilirken, resmi verilere göre tüketici enflasyonu yüzde 85’e, üretici enflasyonu ise yüzde 157’ye yükseldi. Yıllık tüketici enflasyonu baz etkisiyle Nisan’da yüzde 43,68’e gerilerken, Türkiye bu oranla bile G-20 ülkeleri arasında Arjantin’den sonra en yüksek enflasyona sahip ülke oldu.

Mayıs ayı başı itibarıyla enflasyondaki artış eğilimi 52. ayını geride bıraktı. Enflasyon Araştırma Kümesi’nin (ENAG) hesapladığı yıllık enflasyon halen yüzde 100’ün üzerinde.

Ayrıca Dünya Bankası verilerine göre son bir yılda küresel gıda fiyatlarında yaşanan düşüşe rağmen Türkiye yüzde 70’e varan fiyat artışlarıyla dünyada gıda enflasyonu en yüksek beş ülkeden biri konumunda.

Gelir dağılımı ve yoksulluk

Türkiye’de yüksek enflasyon ortamının doğal bir sonucu olarak gelir eşitsizliği ve yoksulluk artmaktadır. TÜİK’in 2022 Yılı Gelir Dağılımı İstatistiklerine göre en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelir içindeki payı bir önceki yıla göre 1,3 puan artarak 2022’de yüzde 48 oldu. en düşük gelire sahip grup 0,1 puan azalarak yüzde 6 oldu.

Türk-İş’in Nisan 2023 verilerine göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamalarını karşılayan açlık sınırı 10 bin TL’yi aşıyor; Kira, fatura, eğitim, giyim, ulaşım gibi tüm giderleri kapsayan yoksulluk sınırı 33 bin TL’ye yükseldi. Resmi verilere göre Türkiye’de çalışanların yüzde 37’si asgari ücret alıyor. Asgari ücret ise son 1 yılda yüzde 75 artışa rağmen sadece 8 bin 506 TL ile açlık sınırının altında kalıyor.

TÜİK’in 8 Mayıs’ta açıkladığı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre Türkiye’de 12 milyon kişi “yoksul” tanımına girerken, yoksulluk oranı her zaman yüzde 14 ile son 5 yılın en yüksek düzeyi oldu. .

İşsizlik

Pandemi döneminde istihdam piyasasına verilen takviyeler, işten çıkarma yasağı ve kısa çalışma ödeneği gibi tedbirler işsizliğin artmasını engelledi. Pandemiden çıkış ve iç talebin canlanmasıyla birlikte açılan kredi muslukları ile işgücü piyasasında yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçildi.

Güncel verilere göre Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 civarında. Birçok otorite tarafından “gerçek işsizlik oranı” olarak gösterilen ve iş aramaktan vazgeçenleri de içine alan geniş işsizlik tanımı %21,8 gibi çok yüksek bir seviyede. Yani Türkiye’de çalışabilen her beş kişiden biri işsiz. İşsizlerin yaklaşık üçte biri üniversite mezunu.

İşgücüne katılım oranı ise tüm nüfusun %53,6’sı ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında son sırada yer almaktadır. Türkiye yüzde 35 kadın istihdamıyla OECD’de yine son sırada. Türkiye, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfus işsizlik oranında %20,1 ile AB ülkeleri arasında lider konumdadır.

cari hesap açığı

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde başlayan “yüksek kur-düşük faiz” modeliyle dış ticarette fazla verme hedefi, tarihi cari açığa ve tarihi cari açığa neden oldu. dış ticaret açığı

TCMB’nin açıkladığı son bilgilere göre, 2023 yılının ilk çeyreğinde cari işlemler hesabı Ocak-Mart dönemini kapsayan yılın ilk çeyreğinde 23,6 milyar dolar açık vererek rekor kırdı. 12 aylık cari açık 54,2 milyar dolar oldu.

Bu dönemde TCMB’nin arka kapı uygulamalarıyla sınırlamaya çalıştığı dolar kuru 20 TL’ye ulaştı. Döviz kurunun yükselmesini yapay sistemlerle engellemenin bedeli ihracatta kan kaybı oldu.

Yalnızca Nisan ayında ihracat yüzde 17 düşerek pandemiden bu yana ilk keskin düşüşünü yaşadı. Böylece ihracat ve ithalatın ortasındaki farktan oluşan dış ticaret açığı son 1 yılda yüzde 44 artarak 2023 Nisan ayı itibarıyla 120,4 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı.

bütçe açığı

AKP yönetimi, 2002 yılında iktidara gelmeden önce uygulamaya koyduğu IMF odaklı para ve maliye politikalarını uygulamaya devam etti. salgın.

2022’de bütçe gelirlerini artırmak ve bütçe açığının GSYİH’ya oranını yüzde 3’ün altında tutmak için vergi barışı, askerlik gibi gelir artırıcı birçok uygulamaya başvuran AKP hükümeti, 2022’de Hazine’nin kaynaklarını daha cömert kullanmaya başladı. seçim süreci. . 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketiyle birlikte bütçe açığındaki büyüme hızlandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı Mart 2023 merkezi yönetim bütçesi verilerine göre bir önceki yılın ilk çeyreğinde 30,8 milyar TL fazla veren bütçe, 2023’ün ilk çeyreğinde 250 milyar TL açık verdi. Buna Döviz Korumalı Mevduat (KKM) ve seçime yönelik harcamalar, doğalgaz indirimleri ve maaş artışları da eklendiğinde, yeni hükümetin ekonomideki en değerli gündem maddelerinden birinin ekonomiyi güçlendirmek olacağını söylemek mümkün. Yine Hazine.

Mani olmadan DW Türkçe’ye nasıl ulaşabilirim?

diyadinajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu